Yüz Estetiği

Yüz estetiği ameliyatı, hastanın gevşeyen ya da sarkmış bulunan yüz derisinin fazlalıklarının alınması ile, daha genç bir yüz görünümü kazandırılmasıdır. İnsanlar yaşlandıkça, yerçekimi, güneş ve gündelik yaşamın streslerinin izleri yüzlerinde görülebilir. Burun ile ağız arasında derin çizgiler oluşabilir; çene çizgisi gevşekçe büyür ve boyunda yağ depolanması meydana gelebilir. Derinin yaşlanmasıyla beraber deri yapısında bulunan elastik lifler azalır, deri altı yağ dokusu incelir. Böylelikle gittikçe çoğalan ve derinleşen kırışıklar ve çizgiler ortaya çıkar. Buna yüzün yaşlanması diyoruz.

YÜZ GERME

Yüz germe ameliyatı yaşlanma neticesinde bollaşan yüz derisinin münasip yerlerden kesilip yüzün yan taraflarından arkaya-yukarı doğru çekilerek gerilmesi ve çok kısımlarının kesilerek tekrar dikilmesinden ibarettir. Doğal her ameliyatta olduğu gibi yüz germenin de oldukça ehemmiyetli püf noktaları mevcuttur. En ehemmiyetli konulardan birisi, yüz mimik kaslarını hareket ettiren yüz sinirinin ( Fasiyal sinir ) Korunmasıdır. Bu sinir her 2 yanak bölgesinde oldukça ince dallara ayrılmakta ve derinin altında uzanmaktadır.

Yüz germe yaşlanma işlemini durduramaz. icra edilecek ameliyat, saati geri çevirir, yüz görüntüsünde gençleşme temin eder. Yaşlanma saati geri döndürülür, fakat çalışmaya devam eder. Bir takım yüzlerde 7-15 sene sonrasında tekrar cerrahiye gereksinim duyulurken, pek çok hastada 2. bir yüz germe gerekmez.

Saati geri çeviren işlemler, çok yağın alınması, kasların gerginleştirilmesi ve yüz ile boynun derisinin gerilmesi gibi yaşlanmanın bulgularını düzelten işlemlerdir.

Yüz germe tek başına, ya da alın germe, göz kapağı estetiği ya da burun estetiği ameliyatı gibi öteki cerrahi müdahaleler da yapılabilir.

Yalnız hem burun estetiği ve hem de göz kapağı estetiği ameliyatlarının eş zamanlı olarak yapılmasını önerilmemelidir. Çünkü burun ameliyatından sonrasında göz kapaklarında şişme olur ve dikişleri zorlayabilir veya açabilir. Bu sebeple burun ameliyatının evvela yapılması daha doğru olur.

Yüz germe için en iyi aday boyun derisi sarkmaya başlayan, derisi elastik ve kemikleri kuvvetli bulunan hastalardır. Hastaların bir çok 60 yaşlarındadır.

Yüz germe sizi daha genç ve daha taze yapar, ve şahsınıza güveninizi çoğaltır. Fakat tamami ile değişik bir görünüş ya da, gençliğinizin sağlığını ve canlılığını veremez.

Yüz germe tecrübeli bir cerrah tarafından yapıldığında komplikasyon oranı düşüktür. İnsanların anatomisi, fiziki reaksiyonları ve iyileşme hızları değişme gösterir ve sonuçları tahmin edilemez.

Olabilecek komplikasyonlar: hematom ( Alt deride kan toplanması, cerrah tarafından alınmalıdır ) , yüz kaslarının sinirlerine hasar ( Geçici ) , enfeksiyon, ve anestetik reaksiyonlardır.

Sigara içiyorsanız, ameliyatın muvaffak olarak bulunması için sigarayı bırakmanız söylenecektir.

Aspirin ve belli başlı anti inflamatuar ilaçlar kanamayı çoğaltır, ondan dolayı ameliyattan belirli bir zaman evvela bu hapların alımı kesilecektir.

Saçlarınız çok kısa ise, iyileşme sırasında kesi yerlerini kapatacak kadar büyütebilirsiniz. çok kilolu iseniz, enaz 6-7 kilo vermeniz yararlı olabilir.

Yüz germe birkaç saat – ya da yanında farklı bir ameliyat da yapılıyorsa, daha çok da sürebilir. Kesilerin kesin yeri ve ameliyatın düzeyleri yüzün oluşumuna ve cerrahın tekniğine bağlıdır.

Kesi çoğunlukla alındaki saç çizgisinin üzerinden başlar, kulağın önündeki tabii çizgiden ( Ya da kulağın önündeki kıkırdağın içinden ) Uzar, ve oksipital bölgeye doğru kulak lobülünün ardından devam eder.

Boyunda da ameliyat yapılacaksa, çenenin altına ufak bir kesi yapılabilir. Umumiyetle, cerrah deriyi alttaki yağ ve kas dokusundan ayırır. Konturu düzeltmek için, boyundan yağ dokusu çıkarılır ya da aspire edilir. Devamında alttaki kas dokusu gerginleştirilerek deri çekilip fazlalığı çıkarılır.

Dikişler dokuları korur ve kesileri kapatır; Saçlı deride stapler kullanılabilir. Cerrahi akabinde, kan koleksiyonunu drene etmek için, kulağın arkasındaki deri altına tüp dren yerleştirilir. Cerrah, şişlik ve morluğu bertaraf etmek adına başı gevşekçe sarabilir.

Ameliyat çizgisi saçlı deri içinden başlar, kulak hizasında kulağın önüne geçer, sonrasında aşağı tarafta tekrar saçlı cilt içerisine girer. Kulak önünde kalan kısmı ameliyat sonrasında görülebilecek yegâne kısmıdır.

Yalnız çok yakın olarak bakılırsa fark edilebilir ve hafif bir makyajla gizlenebilir. Deri oldukça ince dikişlerle dikilir, minimum iz kalması amaçlanır.

Hastaların bir çok ameliyattan sonrasında 2-3 haftada işine dönebilir. Önemli sosyal randevular içinse, 4-8 hafta beklemelidir. Ameliyat akabinde yüzde morluklar ve şişlikler meydana gelecektir. Ağır ya da devamlı ağrı, yüzün aniden şişmesi gibi koşullarda derhal cerraha bildirilmelidir.

Derinin bir miktar hissizliği oldukça doğaldır; Birkaç hafta ya da ayda geçecektir. Cerrahınız, şişliği indirmek amacıyla, birkaç gün için imkanı varsa başınızı yüksekte tutmanızı önerecektir. Ameliyatta dren konduysa, bir 2 günde çıkarılmalıdır. Başın sargısı ertesi gün açılır ve pansuman yapılır.

Beş gün sonrasında, dikişlerin bir bölümü alınır. Saçlı deride bulunan dikişlerin daha iyi olması birazcık daha epey zaman alabilir. Bir 2 günde hasta ayağa kalkabilir.

Bu zaman diliminde yüze ve saçlı deriye nazik davranmak lazımdır, zira deri gergin ve hissizdir. Günlük aktivitelere dönüş için, cerrah tarafından hastaya özel veriler verecektir.

Bu veriler şunları içerecektir:

Hiç olmasa bile 2 hafta ağır ev işleri veya etkin spor faaliyetlerinden kaçınmak ( Yürümek ve hafif gerinme iyidir ) ; Birkaç ay için alkol, buhar banyosu ve saunanın yasaklanması. Tüm bunlar dinlenmeyi çoğaltır ve vücudun bütün enerjisini iyileşmeye harcamasına izin verir.

BURUN ESTETİĞİ

Bu ameliyatla burnun halihazırda oluşumu ve yüz ile orantısına bakılarak, burnun boyutlarının küçültülmesi veya büyütülmesi, ucunun inceltilmesi, yüksekliğinin artırılması ya da azaltılması, burun-dudak açısı, burun-alın açısının değiştirilmesi gibi halihazırda probleme istinaden işlemler yapılır.
Rinoplasti; Burun çatısını oluşturan ve buruna ana biçimini vermekte olan os nasal’ın kesilmesi ile burunun şekli ve büyüklüğünün düzeltilmesi ile sonuçlanan estetik operasyondur.

Buna ek olarak kırık neticesinde çöken veya küçülen kemikler düzeltilerek büyütülebilir. Burun ameliyatı sırasında, nefes tıkanıklığına neden olabilen deviasyonlar, nefes tıkanıklıkları düzeltilebilir.

Modern estetik rinoplasti konusundaki eğilim, yapılan işlemlerin burundan nefes alarak vermeyi bozmayarak, burnun her bölgesine dengeli ve rafine bir görünüş kazandırmaktır.

Buna ek olarak burun estetiği ameliyatı, yapıldığı belli olmayan, abartılı olmayan tabii bir görünümü amaçlamalıdır. Rinoplasti ameliyat yaşı, 18 yaş ve üstüdür. Nedeni umumiyetle bu yaşta kemik dokuların gelişiminin tamamlanmasıdır.

Burun estetiği aslında estetik plastik cerrahi nin en güç konuları aralığındadır. Ameliyatın muvaffakiyeti büyük nispette estetik cerrahın tecrübesine, el maharetine bağlıdır. Tatbik edilen teknikler oldukça farklı olmayıp temelde bir kaç ana metot mevcuttur.

En kabaca burun estetiği açık ve kapalı teknik olarak ikiye ayrılır. Açık teknikte burun deliklerini ikiye ayıran kolumella denilen kısmın tabanında bir kesi yapılır ve burda ince bir iz kalır. Açık burun estetiği ameliyatı daha ziyade burun ucunda kıkırdak veya yumuşak dokuda problem halinde tercih edilebilir.

Buna ek olarak dudak yarığı hastalığı olanlarda burun şekil bozukluğunun düzeltilmesinde açık rinoplasti daha avantajlıdır. Gene sekonder burun revizyonlarında yanlıs düzeltme ameliyatlarında hususiyetle ehemmiyetli deformasyonlarda açık rinoplasti tatbik edilebilir.

Açık burun estetiği yönteminde burun ucu derisi kaldırılıp burun ucu kıkırdaklarının üzeri bütünüyle açılır. Kıkırdakların fazlalıkları çıkarılıp istenen yerlerine şekil verilip yardımcı kıkırdak parçaları dikilebilir.

Yalnız kapalı rinoplastiye göre açık burun estetiği ameliyatında ödem daha uzun sürer. Daha uzun müddet burun ucu şiş ve katı kalır. Kapalı rinoplasti ise daha klasik olup, burun dışında iz bırakmaz. Burun ucundaki ödem ve şişlik daha azdır ve daha çabuk geçer.

Kapalı burun estetiği ameliyatında kesiler burun içinden yapılır ve gene ekartörler yardımıyla burun içi burun köküne kadar görülebilir. Yalnız burun ucu kıkırdaklarının üzeri bütünüyle açılmaz ve burun ucu derisi ile kıkırdakların bütünlüğü bozulmaz. Ameliyat akabinde uygulamalar açık ve kapalı burun estetiği yöntemlerinde benzerdir.

Burun ameliyatı, cerrah ve hastanın beraber yaptığı seçime göre, lokal ya da genel anestezi altında yapılabilir. Lokal anestezide genel olarak hafif sedasyon yapılarak burun ve etrafındaki dokular uyuşturulur; Ameliyat sırasında uyanık olunacak ama ağrı hissedilmeyecektir. Ameliyat sonrasında 1-2 saat dinlenme kafi görülür.

Genel anestezi ise, damardan verilen kısa etkili bir anestezik ile yapılır. Burun ameliyatı, umumiyetle bir saat kadar sürer, bir takım karmaşık ya da ilave işlemler gerektiğinde bu müddet uzayabilir. Ameliyat sırasında burun derisi, alttaki kıkırdak ve kemik dokulardan ayrılır ve istenen biçime getirilir. Biçimlendirme hastanın problemine ve cerrahın seçtiği tekniğe bağlıdır.

Burun ameliyatı lokal anestezi ile yapılırsa birkaç saat dinlenen hasta yürüyerek evine gönderilebilir. Genel anestezi ile ameliyat yapıldığında ise, hastanede bir akşam yatırılıp ertesi gün taburcu edilir. Ameliyat sonunda burun üzerine alçı atel tatbik edilir. Alçı atel, 9-10 günde bütünüyle çıkarılır. Ameliyatın ertesi günü gözler çevresinde morluk ve şişlikler oluşabilir. Bu şişlikler 3. günden sonrasında gerilemeye başlar, 10-15 günde kaybolur burun tamponlarından sızıntı biçiminde kanama devam edebilir. Birkaç günde durur. Üç gün sonrasında tamponlar alındığında çok nadir tekrar kanama olabilir. Bu halde tekrar üç gün tampon konması gerekebilir. İlk gün baş hafif yukarı tarafta olacak biçimde yatakta geçirilmelidir.

Cerrah ameliyata ne şekilde hazırlanılacağı hususunda; Yeme ve içme kuralları, sigara içiliyorsa en az 1 hafta evvela kesilmesi, yüz yıkanması, gibi talimatlarda bulunabilecektir. Bu uyarılara uyulması, ameliyatın daha basit geçmesine yardımcı olacaktır. Ameliyat sonrasında, müdahale yapılan bölgede 15-20 gün ya da daha uzun sürebilen şişlikler olabilir. Bu şişliklerin % 80-90’ı ilk ayda geçer. Kalan şişlikler ise 6-12 ayda düzelir. Ameliyat, tecrübeli bir plastik cerrah tarafından yapıldığında komplikasyon olasılığı çok azdır. Risklerin olasılığı cerrahın ameliyat evveli ve akabinde için vermiş olduğu tavsiyelere uyarak azaltılabilir.

Dokular iyileşirken en az bir ay kadar burnun çarpmaya, sürtmeye ve güneş yanığına karşı koruması lazımdır. Tahmini 10-14 gün içerisinde hasta, işine geri dönebilecek hali alır. çok fazla efor icap ettiren etkinlik ( Süratli yürüyüş, yüzme, eğilme, kan basıncınızı arttıran her aktiviteden ) 2-3 hafta kaçınılmalıdır. Yüz ve saç yıkanırken ya da kozmetik kullanılırken itinalı davranılmalıdır. İki ay kadar gözlük kullanılmamalıdır. Gözlükler kemiklere baskı yaparak kayma, açılma, burun şeklinin bozulmuş olmasına sebep olabilir. Rinoplasti ameliyatı burun içinden yapılır ve dışta görünür bir skar ( iz ) Oluşmaz.

Ameliyatta eğer “açık teknik” kullanılırsa ya da yayvan burun deliklerinin daraltılması gerekiyorsa yanlızca burnun tabanında çok az bir iz kalabilir. ideal olan hastalarda bu kısmı kesmeden de kısacası dışta iz bırakmadan da açık burun ameliyatı yapılabilmektedir. Ameliyattan sonrasında çok düşük nispette oluşabilen ( %5 ) Ufak bir deformiteyi ( istenilmeyen kalıcı şişlikler gibi ) Düzeltmek için sekonder ( 2. ) Cerrahi girişim gerekebilir.

Sekonder; Revizyon için yapılan burun ameliyatı, ilk ameliyata göre daha kısa sürer ve genel olarak lokal anestezi altında yapılır. Bu çeşit burun estetiği düzeltme ameliyatlarının şişlikler bütünüyle düzeldikten sonrasında tercihen 6 veya 12 ay sonrasında yapılması münasip olur.

GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ

Göz kapağı ameliyatı genellik 40-45 yaşlarından sonra yapılmaktadır. Göz altında torbalanma, sarkma ve kırışıklıklar oluşmaya başladıktan sonra kişi göz kapağı ameliyatı düşünebilir. Ufak kırışıklıklar meydana gelmiş ise bu kırışıklıklar dolgu maddeleriyle ortadan kaldırılabilmektedir. Ancak diğer durumlarda göz kapağı ameliyatı şart haline gelmektedir. Bu ameliyatta kişinin daha genç ve canlı bir görünüme kavuşması adına yapılmaktadır.

Göz kapağı estetiği genelde lokal anestezi altında yapılan bir cerrahi işlemdir. Hasta bu durumda uyanık olmaktadır ve fazla bir ağrı hissetmemektedir. Ancak bazı çekiştirmeler hissedip bu durumdan rahatsızlık duyulursa genel anestezi de tercih edilebilir.

Göz kapağı ameliyatı birkaç saat süren bir işlemdir. Anestezi sonrasında kirpiklerin alt kısmından ve alt göz kapağından kesiler yapılmaktadır. Bu kesiler yardımı ile deri, altta yer alan yağ dokusundan ayrılmış olur. Bu şekilde gerekli işlemler yapılarak ameliyat gerçekleştirilir.

KULAK ESTETİĞİ

Kulak estetiği veya otoplasti kulakların boyutunu, pozisyonunu veya oranını değiştiren estetik bir cerrahi işlemdir. Bu işlem sonrasında arzu edilen görüntüye kavuşulur. Çocuk ve gençlerde yapılan işlemler sonrasında ise özgüven artışları görülmektedir. Kulaklar dışa doğru ise düzleştirme işlemi yapılarak sabitlenir. Eğer bir kulak diğerine göre daha yüksekte ise konumlandırma işlemi ile aynı orantıya getirilir.

Kulak Estetiği Ne Zaman Düşünülmelidir?
  • Kulak aşırı büyük veya küçükse,
  • Kulak başınızla orantısız ve garip bir görüntüye sahipse,
  • Kişiler tarafından dikkat çekiyorsa,
  • Kulakların şeklini veya konumunu olumsuz anlamda etkileyecek travmalar yaşadıysanız,
  • Kulak estetiği ameliyatı tercih ederek bu sorunlardan kurtulabilirsiniz.

DUDAK ESTETİĞİ

Dudaklar, yüzün tam ortasında bulunması nedeniyle burun gibi fizik görünüm açısından çok dikkati çeken yapılardır. Bu nedenle eski yıllardan beri diri ve dolgun dudaklar güzelliğin, çekiciliğin ve gençliğin göstergesi olarak kabul edilmiştir. Dudak estetiği dudakların daha güzel görünmesi için yapılan estetik girişimleri kapsar.
Dudakların kalın ve dolgun olması gençliğin göstergesi iken, incelmiş ve kenarlarında kırışıklıklar olan dudaklar yaşlılığın ifadesi olabilir. Dudak pembe kısımlarının ince olması bazen genetik olarak doğuştan ortaya çıkar, bazen de yaşlanmaya bağlı olarak dokuların incelmesi sonucunda oluşabilir. Genellikle dudak yaşlanması yüz yaşlanmasına paralel olarak ilerlemektedir. Dudakların görünümünde çene yapısı, burun ve dişler önemli yer tutar.

Dudakların yerleşimi dışında dudağın boyu, genişliği, alt ve üst dudak kalınlıkları, gülme durumunda dişlerin ne kadar görüldüğü de operasyon planı açısından önemlidir. Alt dudak, üst dudaktan daha dolgun olmalı, gülerken diş etleri görünmemelidir. Dudaklar, burun ucundan çene ucuna çizilen hayali çizginin gerisinde kalmalıdır. Bu hattın önünde yer alan abartılı dudaklar estetik bir görüntü vermeyecektir.

Dudak estetiği, dudakları genetik olarak ince olanlar, dudakları zamanla yaşlanmaya bağlı doku kaybı sonucu incelenler, dudakları normal görünümde olup da daha kalın ve dolgun dudaklarla daha genç, daha güzel ve daha çekici olmak isteyenlere uygulanmaktadır. Bunun dışında birde dudakta normalden fazla kalınlık olması durumunda da inceltme ya da küçültme şeklinde dudak estetiği yapılabilir.

Dudak kalınlaştırma amacıyla yapılan dudak estetiği girişimleri iki ana gurupta toplanabilir. Bunlardan birincisi geçici olarak yapılanlar, ikincisi kalıcı olarak yapılanlardır. Geçici olarak yapılan dudak estetiği girişimleri arasında dolgu maddeleri ve yağ enjeksiyonu sayılabilir. Kalıcı olarak yapılan dudak estetiği girişimleri arasında ise, dermofet yağ-deri greftleri, ve suni maddelerle yapılan dolgular sayılabilir.

Dolgu maddeleri en zararsız yöntemlerdir ancak etkisi 6-12 ay sürer. Orijinal dolgu maddesi kullanıldığında allerjik reaksiyon ya da başka riski yoktur. Süre sonunda madde tamamen erir ve kaybolur.

Yağ enjeksiyonları da geçici yöntemler arasındadır.Çünkü değişen oranlarda enjekte edilen yağ erir. Bu oran % 100 e kadar ulaşabilir yani tamamı eriyebilir. Bunun için işlemin tekrarlanması gerekir. İki üç seanstan sonra % 30-40 kadarı kalıcı hale gelebilir. Ayrıca yağ erirken kalan yağ hücreleri dudaklarda asimetriye neden olabilir bunu düzeltmek için tekrar yağ enjeksiyonu gerekir.

Dermis ve fasya greftleri daha az erime gösteren ve kalıcılığı daha uzun olan dokulardır. Ancak bu greftlerin alındığı bölgede bir miktar iz kalır, ya da eğer varsa daha öneki bir iz yerinden alınabilir. Yağ greftinde iz söz konusu değildir. Dermis ya da dermofet grefti göbek altı bölgesindeki deriden yada varsa apandisit ameliyatı izi gibi bir yara skarından hazırlanabilir. Derinin üsteki hücre kısmı soyulur, alttaki kollajen ihtiva eden dermis tabakası eliptik bir şerit şeklinde hazırlanır. Bu dermis şeriti ağız içinde iki yandan yapılan küçük kesiler yoluyla hazırlanan dudak içindeki bir tünele yerleştirilerek dudak içindeki hacim artırılmış dolayısıyla dudak kalınlaştırılmış olur. Bu ameliyatlar lokal anestezi altında kolaylıkla gerçekleştirilebilir.

Dudak kan dolaşımı çok olan ve kolay şişen bir bölge olduğundan ameliyat sonrası ödem ve morluklar oldukça fazla olmakla birlikte bu şişlikler genellikle 7-10 günlük bir sürede kaybolmaktadır. Morluğun daha çabuk giderilmesini sağlayan kremler kullanılabilir.

Dudak kalınlaştırmak için bazı suni maddelerde kullanılmaktadır. Bu işlemler ameliyatsız bir yöntemdir. Bu amaçla kullanılan maddelerin en eskisi dudağa sıvı silikon enjeksiyonudur. Uygulanan hastalarda çeşitli komplikasyonlara neden olduğu için, artık Amerikan gıda ve ilaç kurumu FDA tarafından estetik dolgu maddesi olarak satılması ve direkt doku içine enjeksiyonu yasaklanmış ve kullanılmamaktadır.

Dudak kalınlaştırmak amacıyla reaksiyon oluşturmayan dolgu maddeleri üretmek için son yıllarda büyük çabalar sarf edilmektedir. Hyaluronik asit bunlar arasında en zararsız olanıdır. Hyaluronik asit, vücut dokularındaki mevcut yapı taşlarındandır. Dudakları kalınlaştırmak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Vücutta mevcut bir madde olduğundan hyaluronik enjeksiyonları istenmeyen bir reaksiyona neden olmaz.

Ancak bu enjeksiyonun kalıcılığı ortalama 6-12 aydır ve etkisi geçince tekrarlanması gerekmektedir. Buna rağmen ucuz ve kolay bir yöntem olması nedeniyle dolgunlaştırma amaçlı yapılan dudak estetiğinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir.

Yine diğer bir suni madde olan Gortex denilen malzeme ise kalıcıdır. Dudak kenarlarından yapılan küçük kesilerden dudak içine yerleştirilir. Konulduğu şekilde kalır ve şeklini muhafaza eder. Fakat zamanla dudağı delerek dışarı çıkabilmesi en önemli dezavantajıdır.

Dudak kalınlaştırmak için uygulanan diğer cerrahi yöntem grubu ise dudak mukozasını ( kırmızı renkte olan bölüm ) ilerleterek dudakta kalınlaşma sağlayan ameliyatlardır. En iyi ve kalıcı sonuçlar elde edilir. İyileşme 2-5 günde tamamlanır. Lokal anestezi altında yapılan basit ameliyatlardır.

Dudak estetiği her zaman dudağı kalınlaştırmak için yapılmamaktadır. Bazen aşırı kalın olan dudakların küçültülmesi amacıyla da dudak inceltme ameliyatı yapılabilir. Kalın olan dudağın mukozasından (Kırmızı renkli kısım ) elips şeklindeki bir parça altındaki yağ dokularıyla birlikte çıkartılır ve uygun bir teknikle dikilir. Bu işlem lokal anestezi ile yapılır. Oluşan şişlik ve morluklar birkaç gün içinde kaybolur. Mukozada yapılan dikişlerin izleri görünür olmadığından ameliyat sonrası herhangi bir iz problemi oluşmamaktadır.